Zihnimizi Kontrol Etmek




Zihni kontrol etmek yeterince çaba ve sabır gösterdiğiniz takdirde mutluluğunuz üzerinde çok önemli etkiler sağlayacak bir beceridir. Burada bahsettiğim zihin kontrol bilim kurgu ya da çizgi filmlerdeki zihin kontrolü değil ebetteki. Zihni kontrol etmek demek zihnimizin her zaman ve her yerde olmasını bilinçli bir şekilde kontrol altında tutmak demektir. Modern hayatta insan olmak ile ilgili en üzücü şeylerden birisi şüphesiz ki zihinlerimizin bizim kontrolümüz dışında geçmiş ile gelecek arasında gezinip durması ve o an yaptığımız iş her ne ise orada kalamamasıdır.


İnsan beyninde farklı fonksiyonlar için, farklı bölgeler çalışır. Mesela; yüzleri tanımak, dili anlamak veya bir şeyleri tamir etmek gibi farklı aktiviteler, beynimizin farklı bölgelerini aktifleştirir. Son yıllarda yapılan nörobilimsel araştırmalar, beyinlerimizin herhangi bir şeye odaklanmadığında da bazı bölgelerinin son derece aktif olduğunu bulguluyor. İşte zihnin bu “ default” moduna "gezinen zihin” diyoruz. Gezinen zihin kavramı halk arasında “oto-pilot’ olarak da bilinir. Bizim hiçbir kontrolümüz olmadan düşünceler akar gider. Yine araştırmalar insan zihninin, bir günün hemen hemen yarısında, gezinti halinde olduğunu bulguluyor. Bu gezinti sırasında zihnimizin geçmiş veya gelecek arasında dolaşıp duruyor. Her ne kadar insan zihninin bu özelliği, ona pek çok konuda diğer canlılara göre bilişsel bir üstünlük sağlasa da bizi mutsuz ediyor.

Killingsworth & Gilbert (2010)’ in 2250 denek ile yaptıkları çok kapsamlı bir çalışmanın sonuçları gösteriyor ki; denekler her ne yaparlarsa yapsınlar zihinleri bu aktivitelerin %30’unda oradan oraya geziniyor ve yapılan aktiviteye %100 odaklanmıyor. Dahası bu denekler zihinlerinin oto-pilot da oldukları zamanlarda kendilerini çok daha mutsuz hissettiklerini belirtiyorlar. Buradan çıkacak sonuç; "gezinen zihin, mutsuz zihindir”. Bu nedenle zihnimizi kontrollü bir şekilde bu ana getirmeyi bize öğreten meditasyon benzeri pratikler son derece önemlidir.


Meditasyon için tek bir tanım yapmak zor olabilir zira pek çok farklı uygulama var. Ancak, bu genel olarak meditasyonu zihninizi dikkat dağıtıcı şeylerden uzaklaştırma pratiği olarak tanımlamak yanlış olmaz. Yani, gezinen zihnimizi bilinçli bir çaba ile geçmiş veya gelecekten alarak bir odak noktasına getirebiliriz. Bunun için nefese veya bedene odaklanmak en etkili meditasyon tekniklerinin başında gelir. Belirli bir düşünce hakkında da düşünebilirsiniz, ya da genel olarak düşüncelerinizin akışına, etrafınızdaki seslere veya sevdiğiniz birisine odaklanabilirsiniz. Tüm mesele zihnimizi tek bir şeye odaklamak. Meditasyon pratiklerini fazla sayıda tekrarladığınızda göreceksiniz ki, gün içerisinde size stres yaratan pek çok durumdan bu teknikleri kullanarak, bilinçli bir şekilde uzaklaşmanız ve zihninizi tıpkı bir kas gibi kontrollü bir şekilde kullanmanız mümkün.


Yale profesörü Hedy Kober, meditasyon pratiklerinin beynin normal çalışma biçimini değiştirip değiştirmeyeceğini görmek için güzel bir çalışma yaptı. Hedy 10.000 saat üzerinde meditasyon yapan yani bu konuda uzmanlaşmış kişileri laboratuvarına davet etti. FMRI cihazı ile bu kişilerin beyin aktivasyonlarını ölçerken meditasyon yapmalarını istedi ve bulduğu şey şuydu; bu kişilerin beyinlerindeki size daha önce bahsettiğim o “default mode” yani otomatik pilot ağı çok daha az aktivasyon sergiliyordu. Çalışmanın çok önemli bir bulgusu daha vardı; bu uzman meditasyoncular, meditasyon sırasında sadece oto pilot mod’dan çıkmakla kalmıyorlar, aynı zamanda beyinlerinin başka bölgeleri kontrol grubu ile kıyaslandığında çok daha aktif gözüküyordu. Daha da şaşırtıcı olanı bu insanlar sadece meditasyon yaparken değil henüz meditasyona başlamadan bile zihinlerindeki oto pilot ağlarını çok daha az kullanıyorlardı. Sonuç olarak, meditasyonun bir şekilde bu kişilerin beyin yapısını kalıcı olarak değiştiriyor ve gün içerisinde çok daha uzun süre anda kalabilmelerini sağlıyordu. Bu ve bunun gibi araştırmalar meditasyon uygulamasının gezinen zihnimizi bir şekilde engelleyebildiğini ve şimdinin dışında olma modunu durdurduğunu gösteriyor.


Peki meditasyon bizi daha mutlu yapar mı?


Geçmişin düşünceleri ve geleceğin kaygıları üzerine düşünmek bizi mutsuz ettiğine göre, bunları düşünmediğimiz zaman daha mutlu olur muyuz? Barbara Fredirickson ve meslektaşlarının baktığı şey de tam olarak buydu. Meditasyon uygulaması süresince insanların olumlu duygularını izlediler ve araştırmalarının sonucunda meditasyon pratiğinin olumlu duyguları artırdığını bulguladılar. Meditasyon sadece mutluluk artırıcı bir pratikten çok daha fazlasıdır. HARVARD üniversitesinde bir grup araştırmacı 8 haftalık günde yarım saat yapılan meditasyon pratiğinin beyinde bilgi işlemden sorumlu olan gri maddeyi artırdığını ve stresi azalttığını buldular. Ayrıca, Meditasyonun sınav başarısını ve konsantrasyonu artırdığını, sosyal bağları güçlendirdiğini bulgulayan pek çok araştırma var. Tüm bu anlattıklarım zihnimiz üzerindeki kontrolü artırmak için düzenli pratikler yapmanın mutluluk gibi hayatımızdaki olumlu şeyleri nasıl etkilediğini aktarmak içindi. Bu nedenle günlük hayatınıza eklemek için zahmetli bir uygulama seçmeniz gerekiyorsa meditasyon bunların en etkilisidir.


Siz de günde 10 dakika meditasyon ile başlayabilirsiniz.


25 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Nefes